Personel Sağlık

GEÇİNEMEYEN HEMŞİRELER DE ÇAREYİ YURTDIŞINA GİTMEKTE BULUYOR !

Paylaş

TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu CHP Grubu Sözcüsü Ünal Demirtaş, önergesinde şunları ifade etti;
“HEMŞİRELER DE ÇAREYİ YURTDIŞINA GİTMEKTE BULUYOR”

Ak Parti İktidarları tarafınca, senelerdir hemşirelerin mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi mevzusunda verilen laflar tutulmamış, 3 bin 600 ek göstergeleri verilmemiş, uzun saatler boyunca devam eden, güvencesiz emek harcama koşullarına ait herhangi bir düzenleme yapılmamış, sendikal hak ve özgürlükleri kısıtlanmış, kreş, servis benzer biçimde ihtiyaçlarını giderilmemiş, daha nitelikli bir halde hizmet verebilmelerine imkan sağlayacak uygun dinlenme alanları oluşturulmamıştır. Özellikle Covid-19 istila sürecinde, değer ve önemleri oldukça daha çok ortaya çıkan ve “hakları ödenmez” denip, gerçekten de “hakları ödenmeyen” hemşirelere, bu fedakarca çalışmalarının karşılığı maddi ve manevi olarak ödenmemiştir. Bugün gelinen noktada, devletimizde hemşireler, ağır çalışma koşulları altında ezilmekte, kronikleşen ve derinleşen sorunları sebebiyle çareyi yurtdışına gitmekte bulmaktadır.

ÖNLEM ALINMAZSA TÜRKİYE’DE SAĞLIK ÇALIŞANI KALMAYACAK

Ülkemizde hemşireler, esenlik hizmetleri açısından mühim bir sorumluluğu üstlenmişlerdir. Ancak yıllardır yaşanmış olan sorunların katlanarak yetiştiği ve çözümsüz bir noktaya geldiği ortadadır. Özellikle son dönemde, var olan sorunların kronikleşmesi üstüne yeni sorunların eklenmesi, hemşireleri mesleklerini sürdüremeyecekleri bir noktaya getirmiştir. Bu nedenle de hemşireler artık daha iyi koşullarda çalışacakları ve ekonomik olarak daha yüksek standartlarda yaşayacakları ülkelere gitmeye başlamıştır. Hatta hemşirelik bölümü öğrencileri, yabancı dil eğitiminin ağırlıklı olduğu üniversiteleri tercih etmekte, mezun olduktan sonra da İngiltere, ABD, Almanya, Kanada şeklinde ülkelere giderek mesleklerine doğrudan orada başlamaktadır. Bugün yanlış esenlik politikaları nedeniyle hemşireler de diğer sağlık mensupları şeklinde ülkelerini terk etmek zorunda kalmaktadır. Eğer önlem alınmazsa, yakın zamanda devletimizde sıhhat hizmeti verebilecek esenlik mensubu kalmayacaktır.

340 BİN HEMŞİRE SORUNLARININ ÇÖZÜLMESİNİ BEKLİYOR

Sağlık hizmetleri, her topluluk için son derece önemli, vazgeçilmez temel ihtiyaçlardan biridir. Bu temel ihtiyaç, hükümetlerin oluşturduğu sağlık politikaları doğrultusunda, esenlik mensupları tarafınca yürütülmektedir. Ülkemizde, esenlik çalışanları içerisindeki en büyük kesimi ise hemşireler oluşturmakta olup, 165 bin 340’ı Sağlık Bakanlığı’nda, 36 bin 936’sı üniversite hastanelerinde, 39 bin 337’si hususi esenlik kurumlarında olmak suretiyle toplam; 241 bin 613 hemşire iş koşturmacasındadır. Yaklaşık 100 bin hemşire de atama beklemektedir. Yani bugün ülkemizde 341 bin 613 hemşire bulunmaktadır.

OECD ORTALAMASI TÜRKİYE’NİN 4 KATI

Ülkemizde şahıs başına düşen hemşire sayılarına bakıldığında; Türkiye’de her 1.000 şahıs başına 2,4 hemşire düşmektedir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün (OECD) 2017 yıllı verilerine gore 36 OECD ülkesinde yaklaşık, 1.000 şahıs başına düşen hemşire sayısı 8,8, şu demek oluyor ki ortalama olarak Türkiye’nin 4 katıdır. 1000 şahıs başına düşen hemşire sayısı Almanya’da 12.9, Fransa’da 10.5, İtalya’da 5.8, Yunanistan’da ise 3.3’tür. OECD tarafınca yapılan açıklamada, üye olmayan birtakım ülkelerin de dahil edilmiş olduğu 44 ülke arasında, şahıs başına düşen hemşire sayısı bakımından Türkiye, maalesef 39’uncu sırada yer verilmiştir.

HEMŞİRELER GEÇİNEMİYOR

Ağır bir ekonomik buhranın yaşandığı ülkemizde hemşirelerin almış olduğu ücretler son aşama yetersizdir. Dört senelik üniversite eğitimini tamamlamış kamuda çalışan bir hemşirenin, 2022 yılı Ocak ayında almış olduğu net maaş: 5 bin 544 TL’dir. Emekliliğe yansımayan sabit ek ödeme altında 2 bin 397 TL ek ödeme alan bir hemşire aylık olarak toplamda yaklaşık 7 bin 941 TL almaktadır. Hastane, klinik ve kıdeme nazaran değişen performans ödemeleri ise pek fazlaca kurumda verilmemekte yahut 100-200 TL benzer biçimde çok düşük miktarlarda verilmektedir. Özel hastane ve özel esenlik kuruluşlarında çalışan hemşirelerin ise emek verme koşulları oldukça daha ağır olduğu gibi oldukca daha düşük olan asgari ücret ya da birazcık üzerinde ücretlerle çalışmaktadırlar.

2022 yılı Ocak ayı, açlık sınırı 4 bin 250 TL, fakirlik sınırı 13 bin 844 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 5.587,79 TL olarak açıklanmıştır. Yine 2022 senenin Ocak ayı itibariyle elektrik kademeli tarife ile %127,doğalgaz % 25 ,benzin ise son 1 yılda %72,3 oranında zamlanmıştır. Birleşik Kamu İş tarafından yapılan açıklamaya göre Ocak ayı itibariyle; bir yılda, ekmek, un, bulgur, makarna tutarları % 76,1,et-balık fiyatları % 71,14, süt,süt ürünleri ile yumurta fiyatları % 73,2, yağ tutarları % 80,2, meyve tutarları % 96,9, sebze tutarları % 167,7, bakliyat fiyatları ise % 94,1 oranında zamlanmıştır. TÜİK’in makyajlı verileri ile bile enflasyon %48.69’dur. Diğer çalışanlar benzer biçimde, TÜİK’in makyajlı enflasyon verisinin bile altında ücret artışı alan, kamuda veya hususi sektörde çalışan hemşirelerin aldıkları maaşlar ile evlatlarının, kendisinin ve ailesinin ihtiyaçlarını karşılaması ve geçimini sağlayabilmesi mümkün değildir.

3600 EK GÖSTERGE HALA VERİLMEDİ

3600 ek gösterge, Ak Parti tarafınca her seçimde söz verilen ancak bir türlü yerine getirilemeyen kronik bir sorun haline gelmiştir. En son 2018 seçimlerinde aralarında hemşirelerinde olduğu belli meslek gruplarında vazife yapanların ek göstergelerinin 3600’a çıkarılacağı sözü verilmiş sadece bu söz, üstünden 4 yıl geçmesine rağmen hala daha yerine getirilmemiştir. Oysa öteki amme görevlileri ile birlikte hemşirelere de laf verildiği benzer biçimde 3600 ek gösterge hakkı hemen tanınmalıdır.

AYLIK 80-130 SAAT ARASI FAZLA ÇALIŞMA YAPIYORLAR

Uzun emek harcama süreleri ile fazla mesailerin ödenmemesi, hemşirelerin çözülmeyi bekleyen bir öteki sorunudur. Ülkemizde sağlık kurumlarında yeterli sayıda hemşire istihdam edilmediği için hemşireler aylık 80-130 saat içinde fazla emek harcama yapmaktadır. Yapmış oldukları bu fazla çalışmanın karşılığını da maddi olarak alamamaktadırlar. Sağlık gibi dikkat ve konsantrasyonun üst düzeyde olması ihtiyaç duyulan bir meslek grubunda, uzun saatler boyunca çalışmak, hem hastalar bununla birlikte hemşireler açısından negatif sonuçlar ortaya çıkarabilecek riskli bir durumdur. Özellikle 36 bin 936 hemşirenin çalıştığı, üniversite hastanelerinde hemşire sayısının kifayetsiz oluşu, çalışma koşullarını oldukca daha ağır bir hale getirmektedir. Kurumlar arası geçirme olmaması nedeniyle bu ağır çalışma koşullarına katlanma zorunda bırakılan hemşireler aile bütünlüklerini koruyamamaktadır. Bu nedenle üniversite hastanelerinde çalışan hemşireler KPSS ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelere geçiş oluşturmaya çalışmakta sadece 657 sayılı Kanunun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında yer edinen “1 yıl istihdam edilememe sınırlaması” gerekçe gösterilerek, devlet hastanelerinde istihdam edilememektedir. Bu konuda hukuki yollardan hakkını arayarak dava açan ve kazanan hemşireler de halen istihdam edilmemektedir. Sorunu halletmek yerine büyüten bu tertip ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı tarafından acilen bir adım atılması gerekmektedir.

100 BİN HEMŞİRE ATAMA BEKLİYOR

Hemşirelerin çalışma sürelerinin kısaltılmasının ilk adımı, istihdam edilen hemşire sayısının arttırılmasıdır. Yukarıda da belirtildiği vatanımızda 1000 kişi başına düşen hemşire sayısı 2,4 ile OECD ülkeleri ortalaması olan 8.8’in hemen hemen 4’te biri oranındadır. Oysa vatanımızda ortalama 100 bin hemşire atama beklemektedir. Biran önce bu atamalarının yapılması gerekmektedir. Böylelikle hem atanamayan hemşireler kısa sürelerle, güvencesiz bir şekilde, düşük ücretler karşılığında çalışmak zorunda kalmayacaktır, aynı zamanda uzun emek verme süreleri kısalmış olacaktır.

GÜVENCESİZ ÇALIŞMA KOŞULLARI VAR

Çalışma koşullarına ilişik bir başka önemli sorun ise güvencesiz çalışmadır. Kamuda 4B statüsünde, güvencesiz bir biçimde çalışmak zorunda kalan hemşireler bulunmaktadır. 4B statüsünde çalışan hemşireler, özlük hakları bakımından, 4A statüsünde çalışan meslektaşlarının sahip olduğu haklara sahip olamamakta, kendilerine dayatılan her türlü emek harcama koşulunu kabul etmek zorunda kalmaktadır. Bunun yanında özel hastanelerde çalışan hemşireler de güvencesiz bir şekilde iş koşturmacasındadır.

PANDEMİNİN KAHRAMANLARINDAN BİRİ DE HEMŞİRELER

Hemşireler, bu kadar ağır koşullarda çalışmalarına rağmen, Covid-19 pandemisinin ilk gününden itibaren öteki sıhhat personelleri şeklinde salgınla mücadelede en ön safta yer almış, toplum sağlığı için fedakarca savaşım etmişlerdir. Uzun saatler süresince, Covid-19’a yakalanan hastalar ile yakın münasebet arasında bulunmuşlar, topluluğun öteki kesimlerine gore oldukça daha yüksek oranda enfekte olma riskini göğüslemişlerdir. Çocuklarından, ailelerinden, sevdiklerinden günlerce uzakta kalmışlardır. Türk Hemşireler Derneği tarafınca meydana getirilen araştırmaya katılan hemşirelerin %66,6’sı pandemi boyunca kendilerine ayrılan dinlenme ortamının, havalandırma ve toplumsal mesafeyi koruma açısından uygun olmadığını, %16,1’i ise kendilerine dinlenme ortamı ayrılmadığını söylemiştir. Hemşirelerin bu zor koşullar altında verdikleri mücadelenin karşılığı ekonomik olarak da, içsel olarak verilememiştir. Bu süreçte oldukça sayıda hemşire Covid-19 nedeniyle hayatını yitirmiştir. Ancak Covid-19’a mesleğini yaparken yakalanan ve bu nedenle hayatını kaybeden hemşireler için de Covid-19, şartsız ve koşulsuz olarak meslek hastalığı kabul edilmemiştir. Geride kalan acılı ailelerden “illiyet bağı”nı kanıtlama etmeleri istenmiştir. Pandeminin en yoğun dönemlerinden neredeyse dinlenmeden çalışan hemşireler, maalesef yaşadıkları sorunlarla baş başa bırakılmıştır.

SAĞLIKTA ŞİDDET AZALMIYOR

Sağlıkta şiddet, sıhhat personellerinin temel sorunlarından birisidir. Hemşireler de, diğer esenlik mensupları benzer biçimde hasta ve hasta yakınları tarafınca şiddete uğramaktadır. Bunun yanında hemşireler bir de, diğer sıhhat çalışanları ve amirleri tarafından mobbinge maruz kalmaktadır. Özellikle aile sağlığı elemanı olarak çalışan hemşireler, vazife tanımlarında olmayan pek fazlaca işi oluşturmaya zorlanmaktadır. Yapılan araştırmalara nazaran, görevini yerine getirirken en yüksek kaygı yaşayan gruplardan birisi %89,1 ile hemşirelerdir. Sağlık Bakanlığı verilerine nazaran; 2012 ile 2021 yılları arasında, senelik ortalama 12 bin 200 olmak suretiyle toplam 110 bin 475 Beyaz Kod vakası yaşanmıştır. Şiddetin önlenmesi için Beyaz kod uygulaması, şiddete yönelik cezaların arttırılması için bütün partilerin mutabakatı ile TBMM’de kabul edilen düzenleme gibi önlemler, sağlıkta şiddetti azaltmakta yeterli olmamıştır. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı’nın sağlık mensuplarının maruz kaldığı şiddeti engellemede, yönetimsel ve hukuki açıdan daha etkin çözüm yollarını üretmesi ve bu çözümleri hızlıca hayata geçirmesi gerekmektedir.

SENDİKAL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER KISITLANIYOR
Ayrıca hemşirelerin sendikalaşma mevzusunda da ciddi sorunlar yaşamış olduğu anlatım edilmektedir. Özellikle hükümete yakın sendika tarafından hemşirelere baskı uygulandığı, bu sendikaya üye olmayan hemşirelerin, devamlı geçici göreve göndermiş olduğu ve bu halde sindirilmek istendiği belirtilmektedir. Hükümete yakın sendikaya üye olanların daha huzurlu ve iyi koşulların olduğu yerlerde görevlendirildiği, üye olmak istemeyen ya da başka sendikaya üye olan hemşirelere mobbing uygulanmış olduğu ifade edilmektedir. Sendikal hak ve özgürlükler başta Anayasa olmak suretiyle, ulusal ve internasyonal mevzuat ile güvence dibine alınmış haklardır. Ancak bilhassa Sağlık Bakanlığı’nda sendikal hak ve özgürlüklerin, çalışanların hür iradeleriyle kullanılması, emek verme koşulları üstünden açılan fiili durumlarla ortadan kaldırılmaktadır.
SORUMLU OLMADIKLARI İŞLERİ YAPIYORLAR

Bunun yanında, hemşirelerin görev ve mesuliyet alanlarına giren işlerin başka sağlık çalışanlarına yaptırılması da önemli sorunlardan biridir. Üniversite, devlet ve özel hastanelerde, yasal olarak yetkisi olmayan ameliyathane, diyaliz ve acele tıp teknikeri vb. şeklinde çalışanlara yoğun bakım hemşireliği, sorumlu hemşirelik şeklinde görevler verilmektedir. Hemşirelik eğitimi almamış kişilere, yasalara aykırı halde, bu mesleğin yaptırılması, esenlik hizmetlerinin standardını ve güvenilirliğini ortadan kaldıran, hastaların sağlığını riske atan bu durum hukuken de ciddi sorumlulukların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bunun yanında diğer sıhhat çalışanlarına hemşirelerin işleri yaptırılırken, hemşirelere de tıbbi sekreterlik, barkod okutma, konsültasyon, tetkik isteme benzer biçimde görev tanımları içinde olmayan hem de da onları hukuken sorumluluk altına sokan iş ve işlemler yaptırılmaktadır. Her iki vaziyet da sağlık sistemindeki fazlaca temel eksikliklerin somut göstergesidir.

SERVİS VE KREŞ SORUNLARI ÇÖZÜLMELİ

Hemşirelerin büyük bir çoğunluğunu hanımefendiler oluşturmaktadır. Mesleklerini yaparken, çocuklarını kolaylıkla bırakıp alabilecekleri, çocuklarının bakımlarının yapılabileceği, gelişimlerini destekleyecek eğitimleri alabileceği kreşlerin olması son derece önemli bir mevzudur. Bunun yanında hemşirelik, 7 gün 24 saat esasına gore çalışılan bir meslektir. Düzensiz emek harcama saatleri olan, hafta içi ve hafta sonu ayrımı olmayan bir emek harcama alanıdır. Ancak ülkemizde hemşirelere bir servis hizmeti verilmemektedir. Bu nedenle hemşirelerin ulaşımlarını rahatça sağlayabilecekleri halde servis hizmeti de verilmelidir.

Küreselleşen dünyada, özellikle Covid-19 pandemisi sonrasında esenlik çalışanlarına verilen ehemmiyet bir kat daha artmıştır. Pek oldukça ülke sıhhat personellerinin emek harcama koşullarını düzeltmek, ömür standartlarını yükseltmek, esenlik hizmetlerinin kalitesini arttırmak için mühim ve ciddi emek harcamalar ve yatırımlar yapmıştır. Uluslararası sıhhat örgütleri tarafından da, sıhhat çalışanlarının daha kalifiye olabilmesi için emek harcamalar yapılması yönünde çağrıda bulunulmuştur. Bu kapsamda 2020 senesinde, Türkiye’nin de içinde olduğu 191 ülkeden gelen verilerle “2020 Dünya Hemşirelik Durum Raporu” yayınlanmıştır. Bu raporda Dünya Sağlık Örgütü ve Uluslararası Hemşireler Konseyi tarafınca, “21’inci yüzyılın sıhhat hedeflerine ulaşılmasında, hemşirelerin daha müessir hale getirilmesi için hemşirelerin güçlendirilmesi gerektiği” önemle vurgulanmıştır. Bu anlamda ülkemizde hemşirelerin yaşamış olduğu sorunların çözümü için hızla adım atılmalı, Sağlık Bakanlığı’nda hemşirelerin başvurabileceği bir daire başkanlığı oluşturulmalı, hemşirelik mesleğinin geliştirilmesi için Hemşireler Birliği’nin kurulması gerekmektedir.

2022 YILINDA HEMŞİRE ATAMASI YAPILACAK MI?

Ünal Demirtaş Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle şu soruları sordu;

1)Önergenin cevaplandığı tarih itibariye, her biri ayrı ayrı belirtilmek üzere, şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri, devlet hastaneleri ve özel hastanelerde toplam kaç hemşire iş yapmaktadır?
2)Önergenin cevaplandığı tarih itibariyle, her biri ayrı ayrı belirtilmek suretiyle Sağlık Bakanlığı’na bağlı şehir hastaneleri, üniversite hastaneleri ve devlet hastanelerinde ne kadar hemşire açığı bulunmaktadır?

3)Önergenin cevaplandığı tarih itibariyle Türkiye’de her 1000 kişi başına kaç hemşire düşmektedir? Türkiye, 1000 kişi başına düşen hemşire sayısında dünyada ve Avrupa’da kaçıncı sırada yer verilmiştir?

4)Önergenin cevaplandığı tarih itibariyle ülkemizde atama bekleyen hemşire sayısı kaçtır?

5)2022 yılında hemşire ataması yapılacak mıdır? Yapılacaksa ne vakit ve ne kadar hemşire atanacaktır?

6)Kamuda 4B statüsünde güvencesiz bir biçimde çalışan hemşire sayısı kaçtır? Bu hemşirelerin kadroya katılımı için bir çalışmanız bulunmakta mıdır?

7)2018 senesinde hemşirelerin ek göstergelerinin 3 bin 600’e yükseltilmesi lafı verilmiş sadece hala daha bu laf yerine getirilmemiştir. Hemşirelerin ek göstergesi ne zaman 3 bin 600’e yükseltilecektir? Bu mevzu ile alakalı olarak şimdiye kadar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile bir görüşme yapılmış mıdır? Yapıldıysa netice ne olmuştur?

8)Kamuda istihdam edilen hemşireler, yüksek enflasyon ve bilhassa son dönemde iğneden ipliğe gelen zamlar sebebiyle geçimlerini sağlayamamaktadır. Kamuda istihdam edilen hemşirelerin maaşlarında bir iyileştirme yapılacak mıdır? Yapılacaksa ne oranda bir iyileşme, ne vakit yapılacaktır?
9)Özel hastanelerde istihdam edilen hemşirelerin önemli bir kısmı asgari ücret veya birazcık üstünde ücretlerle çalışmak zorunda bırakılmaktadır. Özel hastanelerde istihdam edilen hemşirelerin aldıkları ücretlerle alakalı olarak bir “taban tutarı” belirlenmesi için bir çalışmanız var mıdır?

10)Ülkemizde dikkat ve konsantrasyonun üst düzeyde olması ihtiyaç duyulan hemşirelik mesleğinde uzun emek harcama sürelerinin kısaltılması için bir çalışmanız var mıdır?

11)Önergenin cevaplandığı tarih itibariyle çalışırken Covid-19’a yakalanarak hayatını kaybeden hemşire sayısı kaçtır?

12) Son 5 yılda, seneler bazında ayrı ayrı belirtilmek üzere, Bakanlığınızca, kaç hemşire için Yüksek Öğretim Kurumu’na (YÖK) yurtdışında çalışmak için gereken denklik belgesinde kullanılmak üzere, diploma onayı verilmiştir?

13)Bakanlığınıza bağlı esenlik kurumları ile hususi esenlik kurumları ayrı ayrı belirtilmek suretiyle kaç hemşire hangi sendikaya üyedir?

14)Hemşirelik hizmetlerinin yönetilmesinden görevli Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürlerinin kim tarafından ve hangi kriterlere bakılırsa atanmaktadır? Hükümete yakın sendikaya üye olmak Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü olmak için bir kriter midir?

15) “D” Grubu hastanelerde, yönetimsel hizmetler müdürleri, hemşirelik hizmetlerini ne ölçüde yönetebilmektedir?

16)Yüksek lisans ve doktorasını tamamlamış hemşirelerin “Uzman Hemşirelik” pozisyonuna yönelik Bakanlığınızca meydana getirilen bir emek verme var mıdır?

17)Uluslararası Çalışma Örgütü’nün “Hemşirelik Personelinin İstihdamı ile Yaşam Koşullarına İlişkin 157 no’lu Tavsiye Kararı” ve C149 sayılı Hemşirelik Personeli Anlaşması’nın Türkiye tarafından imzalanmamasının nedeni nelerdir? Bu anlaşmanın imzalanması düşünülmekte midir?

18)Sağlık çalışanlarına yönelik şiddettin önlenmesi için kapsamlı, daha caydırıcı yaptırımların öngörüldüğü ve müstakil bir “Sağlıkta Şiddetin Önlenmesi Yasası” çıkarılması için Bakanlığınız tarafınca bir emek harcama yapılmakta mıdır?


112 AciL FM Sosyal Medya Hesaplarımız

" İnstagram ve Twetetr Hesabımızdan Anlık SonDakika içerikler paylaşılmakta "

112ACİLFM İNSTAGRAM

112ACİLFM TWİTTER

YOUTUBE   TikTok  ANDROİD

112AcilFm Kardeşi www.112acilfm.net

Eğlence,Kripto   www.webilginç.com


Youtube Kanalımızda ki Son Trend Videomuz

YouTube video


Paylaş